Geziyoruz Biz: Mauritius - Haziran 2017
Girizgah
4 Haziran 2016'da SayınKocam'la ilişkimiz yasal ve toplumsal açıdan tanındı :).
Elimizden geldiğinde evlilik yıldönümlerimizi bir kaç günlük kısa bir tatille kutlama konusunda hem fikir olduk.
İlk senemizde Kıbrıs'tan Filipinlere uzanan kararsızlıklar arasında gezindikten sonra Mauritius'da karar kıldık.
3 Haziran 2017'de TK160 ile yola çıktık 9.5 saatlik uçuşun sonunda 14:00 gibi Mauritius'a indik. Mauritius Türkiye saatinden yalnızca 1 saat ilerde. 3 gecelik tatilimizin sonunda 7 Haziran'da sabaha karşı İstanbul'a geri dönmüştük bile...
Akılda kalanlar
- Adanın etrafında, kumsallardan açıkta köpüren dalgalar dikkat çekiyor. Buna adanın etrafını çevrelemiş mercan resifleri neden oluyor. Bu resifler hem okyanustan gelen büyük dalgaların kıyılara ulaşmasını engelliyor hem de köpek balıklarına karşı set görevi görüyormuş.
- Adanın tamamında şeker kamışı tarlaları yer alıyor. Şeker kamışı suyu da yerel bir tat.
- Adanın nüfusunun büyük bir çoğunluğunu Hintliler ve Afrikalılar oluşturuyor.,
- Adanın gıda ihtiyacının büyük bir kısmı ithal ediliyor. Bu nedenle yemek pahalı. Vasat-ortalama bir restoranda 2 kişi ancak 100 liraya doyabiliyor.
- Rom en meşhur içkileri. Romun içerisine ananası, vanilya ya da passion fruit koyarak aromalı romlar yapıyorlar. Henüz denemediğimiz için yorum yok... Olduğunda eklerim :)
- Adada kağıt tüketimi konusunda hassasiyet dikkat çekiyor. Restoranlarda masalarda kumaş peçeteler var ve istemediğiniz sürece kağıt peçete getirmiyorlar. Tuvaletlerde restoranın lüks seviyesinden bağımsız olarak havlu var.
- Genel olarak biçimsiz evler göze çarpıyor. Taksicimizin bize anlattığı kadarıyla, arsası olanlar devlete para vererek küçük bir ev yaptırıyorlar. Aile büyüdükçe bu evlere oda-kat ekleyerek evlerini genişletiyorlar. Arsası olmayan kesim yalnızca apartmanlarda yaşıyor. Yine taksicimizin anlattığı kadarıyla, adadaki Hindu ve Müslüman kesim birikim yaparak bu şekilde ev sahibi oluyormuş. Afrika'lılar ise devletin sağladığı community house'larda kalıyor. 20 senenin sonunca yaşadıkları community house'lar kalanların oluyormuş. Devlet sokakta yaşayan insanları istemediği için bu şekilde evlere yerleştiriyormuş. Genel olarak turistlere saygılılılar ve güvenlik problemleri yok. Bu güvenliği korumak için devlet bu prensibi oluşturmuş sanırım. (Taksinin anlatım tarzından Hinduların Afrikalılardan çok da hazzetmedikleri fikrine kapıldım.)

Yorumlar
Yorum Gönder