Fi-Çi-Pi
Kitapçıda görüp de asla almam dediğim kitaplardan bu üçlü de. Ama nasıl da üstten üstten bir tavırsa bu! Aslında okanacak, okunması gereken, yarım kalmış onlarda kitabın arasında bu popüler kitaplar dünyasına düşme hakkını kendimde görmeyişimden.
İstanbul'a tıkıldığım bir bayram tatilinde, -diziye dönüştürülmüş- Fi'nin bir bölümü daha çıksa izlesem diye düşünürken karar verdim okumaya.
Dizi halinde oyunculuklar ve oluşturulan hava göz dolduruyor. Bu nedenle kitapta bu etkiyi yaratmak için oluşturulmuş felsefik analizleri okumaya ruhum dayanmadı. Dizideki olaylarla kitaptakiler yalnızca çatı anlamında ortaklık taşıyor.
Muhtemelen servis beklerken Çi'yi de okurum. Bakalım o nasılmış.
...
Çi-Pi
İlk kitaptan sonra dizideki olayların kitapla uyuşmadığı fikrimden biraz uzaklaştım. Dizinin ilk sezonundaki olayların bir kısmı ikinci kitaptan aktarılmış. Ama faklı karakterler, olaylar hala mevcut.
İkinci kitapta ilk kitapta yaratılan karaktetler üzerinden siyasal ve ideolojik bir hikaye oluşturulmuş. Bir halk hareketi ve buna devletin yaklaşımı resmedilmiş. Pi de bu siyasal tartışmaların içine dinin toplum algısındaki yeri de eklenmiş. Dini ele alışta bütünleştirici ve doğru anlamaya yönelik bakış başarılı. Ancak her iki kitapta da verilmek istenen mesajlar nedeniyle karakterler gerçeklikten uzaklaşmış. Kendini tekrarlayan düşünceler ve birkaç arkadaşın bir araya geldiğinde kaçunılmaz olan ülke kurtarma sohbetlerinin yazılı hali okunurluğu azaltıyor. Siyasi kurgunun içerisine dünyanın büyük güçleri vurgusunun eklenmesi nedense kekremsi bir tat bırakmış. Bunun nedeni söylemler durmaksızın tekrarlanırken ilişkiler ağının köksüz kalması olabilir.
Dizide rahatsızlık veren mükemmel insan profilinin -Deniz- kitapta öyle olmaması oldukça sevindiriyfi. Hikaye ilerledikçe malesef mükemmel insan rolüne yenileri eklendi.
Yazar bir röportajında "Yazmasaydım silahlanacaktım" diyor. Dikkat çeken ama garip bir söylem.

Yorumlar
Yorum Gönder