Geziyoruz Biz: Doğu Karadeniz T'si - Temmuz 2017

Bu yazı isterdi ki "Karadeniz Turu" başlığı alabilsin :) Ancak hava muhalefeti nedeniyle ancak "T"si olabildi.

Yolculuğa Sayın Kocam'ın memleketi Samsun'dan annesinin memleketi olan Niksar/Tokat'a giderek başladık. Bunun gezinin başlangıcı olmasına niyet etsek de olmadı :)

Ramazan Bayramında uçak mağduru olup Samsun'a gidemediğimiz için bayramdan devreden akraba ziyaretlerinde Niksar'ı ters yüz ettik. Samsun'dan Tokat'a doğru devam ederken yeşillenen yollar Niksar'da da devam ediyor. Akraba ziyaretlerinin bir parçası olarak ormanın kıyısında SayınKocam'ın teyzesinin bahçesinde akşam yemeği oldu. Gördüğüm kadarıyla Niksar'ın toprağı verimli ve bereketli. Çok da büyük olmayan o bahçede fasulye, barbunya, biber, domatesten mısıra oradan kavun karpuza uzanan bir ürün çeşitliliği vardı. Niksar'da en eski tıp fakültesinin bulunduğuna dair afişleri görsek de bu gezide tarihi yerleri gezmeye fırsat bulamadık. Akrabalığın bir ucu oraya uzandığından bir daha gidişimiz çok uzak değildir muhtemelen. Bir sonraki gidişte bu üniversiteyi ve Ballıca mağarasını göreceğiz.

Planlarda olmasa ertesi gün Niksar'dan Samsun'a geri döndük. O akşam Samsun'un Kordon'u sayılabilecek Atakum'da dolandık biraz. Yürümek için uzun ve geniş bir sahil olsa da rüzgar yürümemize izin vermedi (Bu, tatil boyunca oluşacak hava muhalefetinin habercisiydi.) Sahil boyunca sevimli kafeler-barlar var. Gençler bu civarda takılıyor. Gündüz de denize giriliyormuş.

Ve nihayet, bir Perşembe günü yüzünü Samsundan doğuya dönen yolculuğumuz başladı. İlk durak Ünye oldu. Gezi yazılarından Ünye'de Çakırtepe'de çay içilmesi gerektiğini öğrenmiştik. Hafif bir tırmanış sonrasında Çakırtepeye vardık. Bu tırmanış gezimizin devamı düşünülünce tırmanış bile sayılmayacaktı.



Çakırtepe'de manzara karşısında kahvelerimizi içtikten sonra yola koyulduk. Burada İstanbul çok 


Yorumlar